Empire Strikes back : MS Azure Platformu

Merhaba

Bir zaman Bill Gates, “ben insanların evlerindeki bilgisayarlardan feragat ederek bir thin client’a yöneleceklerini zannetmiyorum” demişti. Niye böyle düşündüğü sorulunca da , thin client’ların asla bir PC’nin performanasına ulamayacağına inandığını söylemiş ve PC için olan maliyetlerin aslında her zaman dağınık bir sisteme geçişi desteklemeyecek kadar yavaşlayacağına inanmadığını belirtmiş idi.

Aslına bakılırsa bu bir bakıma doğru, evet donanımlardaki  fiyat düşüşleri o kadar hızlı oluyor ki, deyim yerinde ise siz eve gidene kadar elinizdeki bilgisayar demode oluyor.

Ancak olayın birde yazılımsal kısmı var, ne yazıkki yazılım maliyetleri bir çok sebebten dolayı hala daha çok yüksek. Zira lisans maliyetleri aslında hala daha geçmişte yaşıyor. Evet 1980’lerde PC’nin çıkmasından sonra eger bir CAD yazılımı almış olsanız , üretici firma sizi bunu yapabilecek teknoloji olmadığından dolayı sizi bu ürünü kullandığınız saat başına ücretlendiremez idi, bu yüzden de fiyatlama sizin bu yazılımı ilelebet kullanmanız mantığı üzerine yapılıyordu.  ( Tabi iş böyle olunca da zaten 4-5 kez kullanacağı bir yazılıma para vermek istemeyen bir kullanıcı soluğu genelde korsan kopya satıcılarının tezgahında alıyor idi ).

Artık Microsoft’ta bunun farkında, ve bunun için kısa bir süre önce Azure adlı bulut teknolojilerini açıkladılar. Azure kullanıcıların kendi varolan yazılımlarını taşıyabilecekleri ve bulut bilişime hazır hale getirebilecekleri bir ortam vermiş olacak.  Bunu yaparkende hem de şirketlerin kendi bulutta güvenlik sistemlerinin kurulmasına yardımcı olacak ( bu bence kritik bir faktör, Microsoft buna özel önem veriyor), hemde kendi bulut bilgi işlemlerini kurmalarını sağlayacak araçları sağlayacak.

Bence, Microsoft bu konunun farkına birçok şirketten önce vardı ( SAP’ı ben hala daha göremedim ortalarda)  ve buna uygun olarak dönüşümü çoktan başlattı.  Desktop üzerinde bir yazılım devi olmayı sürdürürken, Azure sayesinde hizmet sağlayıcıyönünü de geliştirerek daha esnek bir şirket haline gelecek.

Bunun yakın zaman Microsoft’un liderlik yaptığı Ofis yazılımları, bazı backofis uygulamaları vb. gibi alanlarla desteklenecek şekilde bir hareket olduğuda bence aşikar.

Azure öncelikle  Amerika, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Hindistan, İtalya, Japonya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere’de canlıya gececek. Sonrasında  Brezilya, Şile, Kolombiya, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Hong Kong, Bulgaristan, İsrail, Güney Kore, Malezya, Meksika, Polonya, Puerto Rico, Romanya, Singapur ve Tayvan izleyecek.  Ben Türkiye için bir zaman göremedim.

Bu gelişme çok önemli bir adım, Microsoft bence bu önemli konuda hem ben varım diyor, Amazon başta olmak üzere benzer servisleri sunmaya çalışsanların ötesinde bu platforma geçmeye çalışanlara hemen şimdi kullanmaya başlayabilecekleri bir veritabanı, framework ve güvenlik hizmetleri altyapısını sunuyor, geliştirme araçlarını da sağlıyor.Bunu şu anda veren başka bir şirket Google’ dışında yok, ancak ben Google’ın  kurumsal servisler ve iş ortaklıklıkları ekosistemi yönetimi  konusunda da Microsoft’a yetişmeleri için ciddi yol almaları gerektiğine inanıyorum. Kısacası burada bence lead Microsoft’ta.

Benim düşüncem, Microsoft’un bu konuda eğer tutarlı bir şekilde yapıyı geliştirmeye ve uygun destek mekanizmalarını devreye alırsa bu konuda ciddi bir liderlik sağlayacağı yönünde.

Advertisements
This entry was posted in Cloud, Cloud Computing, Microsoft and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s